Hukuki Bilgiler Hakkında Sizden Gelen Sorular
TMK’nın 471. maddesine göre; “Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar”. Bu durumda kısıtlılık kendiliğinden ortadan kalkar. Kısıtlılığın kalkması için ayrıca bir mahkeme kararına ihtiyaç yoktur.
İİK’nın 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı yasa ile değişik 290/2. maddesine göre borçlu, icra mahkemesinin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez ve takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi halde yapılan işlemler hükümsüzdür. Müflisin, konkordato mühleti içinde taşınır malları satmasını engelleyici herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar CMK m.172’de yer alır ve yapılan soruşturma sonucunda kamu davasının açılması için yeterli şüpheyi oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturmanın mümkün olmaması hallerinde, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısının verdiği karardır.
Bunun yanı sıra CMK m.173’te etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık sebeplerinin varlığı halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği düzenlenmiştir.
Bu karara karşı teblginden itibaren 15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliği’ne bir dilekçe ile gerekçeli şekilde itiraz dilebilir.Sulh Ceza Hakimliğinin kararı kesindir.
Yürürlükte bulunan İlgili Kanunların polise bile vermediği yetkilerin kolluk kuvveti olmayan bir kişi tarafından kullanılması mümkün değildir. Diğer taraftan aleni olmayan özel yaşama ilişkin ses, görüntü vb. kaydı da TCK’nın 132 ila 135 maddeleri arasında suç olarak yer almıştır
Anayasamıza göre ;Öncelikle belirtmek gerekir ki, suç işlese de vatandaş sınır dışı edilemez.
Sınır dışı etme tedbiri ancak suç işleyen yabancılar hakkında uygulanabilir. Bunun için de yabancının işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm edilmesi gerekir. İçişleri bakanlığı buna yetkili kılınmıştır.
TCK’nın 39 maddesine göre ;suçun işleneceği hususunda yol gösteren, fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlayan, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştıran veya suç işleme kararını kuvvetlendiren kimsenin, asıl failin alacağı cezanın yarısını alacağını hüküm altına almıştır.
CMK m.251’e göre 01.01.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üst sınırı 2 yılı geçmeyen, hapis cezası veya para cezası gerektiren suçlarda belirli koşullarda Asliye Ceza Mahkemelerinin dosya üzerinden karar vermesine Basit Yargılama Usulü denir. Asliye ceza mahkemesi tarafından , iddianamenin kabulünden sonraki aşamada bu mahkeme , adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. Bu halde cezada indirim yapılır. İlgililer bu karara itiraz edip duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılama yapılır.
İtiraz, icra dairesine; gecikmiş itiraz, icra mahkemesine yapılır. İtiraz süresi yedi gün olduğu halde; gecikmiş itiraz süresi engelin kalktığı tarihten itibaren üç gündür. İtiraz, icra takibini kendiliğinden durdurur; gecikmiş itiraz, takibi kendiliğinden durdurmaz, icra mahkemesinin bu konuda karar vermesi gerekir. Gecikmiş itirazda hem itiraz edildiğinin hem de mazeretin ve bunun delillerinin bildirilmesi zorunludur. İtiraz bakımından böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. Her iki itiraz türünde de borçlu bildirmiş olduğu itiraz sebepleriyle bağlıdır.
Genel haciz yoluyla takipte itiraz, icra dairesine; şikâyet, icra mahkemesine yapılır. İtiraz, icra takibini kendiliğinden durdurur; şikâyet durdurmaz. İtiraz sebepleri daha çok takip konusu yapılan alacağa ilişkindir. Şikâyet ise, icra müdürünün icra iflâs hukukuna ilişkin hükümleri uygulamadığı veya yanlış uyguladığına ilişkindir. İtirazda bulunmak hakkı yalnız borçluya aittir, oysa şikâyet yoluna, bu yola başvurmakta hukuki menfaati bulunan alacaklı ve üçüncü kişiler de başvurabilir. Süre bakımından hem itiraz hem de şikâyet süresi 7 gündür. Ancak sürelerin işlemeye başladığı tarihler faklıdır, itiraz süresi tebliğ ile; şikâyet süresi ise öğrenme ile başlar.
Kirasını düzenli ödeyen kiracıya karşı, kiraya veren, sulh hukuk mahkemesinde “ihtiyaç nedeniyle tahliye davası” açmalıdır. Davada; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu bir kişinin ihtiyacı nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliye edilmesi zorunluluğu ispatlanmalıdır.
Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. (TTK md.5)
2023 yılı için yapılacak başvurularda değeri 66.000 TL (altmışaltı bin) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetleri görevlidir. Bu sebeple bu yol tüketilmeden tüketici mahkemelerine gidilemez. Tüketici Hakem Heyetlerinin yetki alanı ile iş bölümü Bakanlıkça belirlenir. İl Tüketici Hakem Heyetleri il sınırları içinde, İlçe Tüketici Hakem Heyetleri ise ilçe sınırları içinde yetkilidir.
Eğer tüketici satın aldığı mal konusunda herhangi bir ayıplı ya da eksik söz konusu ise, tüketici hakem heyetine başvuru hakkına değerlendirebilir. Aynı zamanda elde edilen mal ya da hizmet üzerinden bir kusurlu durum var ise, yine aynı şekilde başvuru gerçekleştirilebilir.
AİHM’e başvuru süresi, iç hukuk yollarının tüketildiği veya hak ihlalinin ortaya çıktığı tarihten itibaren 4 (DÖRT) aydır. AİHM’in kullandığı resmi dilller Fransızca veya İngilizcedir. Ancak, ilk başvuru sözleşmeci devletin resmi dili kullanılarak da yapılabilir.
Bireysel başvuruların, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Başvuru konusu kararın öğrenildiği belirtilen tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmayan başvuru süreaşımı nedeniyle kabul edilemez.
Yaygın uygulama kriterlerine göre, her ne kadar mahkemelerde yıllık 1 kg.Esrar bulundurmanın kişisel ihtiyaç miktarı olarak bilinse de son zamanlarda uyuşturucu madde nakletme ve ticaret suçlarında daha küçük miktarlar taşınarak bu suç işlendiği için yıllık net 600-700 gram üzerindeki esrar maddesinin ticaret amacıyla bulundurma olarak Yargıtayca benimsendiği gözlenmiştir.
Eroin ve kokain maddelerinde başka bir yan delil yoksa kişiden ele geçirilen 20 gram ve üzeri madde, uyuşturucu madde içeren sentetik haplarda ise 50 adet ve üzerinin kullanım amacıyla değil ticaret amacıyla bulundurulduğu yine Yargıtayca benimsendiği paylaşılmıştır. Yapılan araştırmalarda esrar maddesinde günlük kullanım miktarının 2 gram, eroinde 150 miligram, kokainde 60 miligram, kokainde 60 miligram, haplarda 3-4 adet olduğu görülmüştür. Kişide yukarıda paylaşılan miktarlardan daha düşük ancak birden fazla çeşit uyuşturucu madde ele geçtiğinde de fiilin ticaret suçunu oluşturacağı değerlendirilmiştir.
31/7/2023 tarihi itibarıyla Covid-19 izninde bulunan hükümlülerden denetimli serbestliğe ayrılmalarına 5 yıl veya daha az süre kalanlar, tekrar cezaevine dönmeyecek ve kalan sürelerini denetimli serbestlik altında infaz edecektir. Tutuklular bu hükümden faydalanmamaktadır.
Vergi ceza ihbarnamesi, kesilen vergi aslı ve vergi cezalarının vergi sorumlusu veya mükellefe tebliğ edildiği/bildirildiği belgedir. Vergi/ceza ihbarnamesi, Vergi Usul Kanunu’nun öngördüğü şekil ve içeriğe uygun düzenlenmelidir. Aksi takdirde, usule aykırı düzenlenen vergi ceza ihbarnamesi geçersiz hale gelir. ikmalen ve re’sen tarh edilen vergiler, mükellef yargı yoluna başvurmazsa, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün sonra tahakkuk eder.
İYUK uyarınca; özel Kanunlar ile ayrı süre öngörülmeyen hallerde, idari işlemlere karşı dava açma süresi ; Danıştay ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün, Vergi Mahkemelerinde ise otuz (30) gündür.
Dolayısıyla sırasıyla bu davanın kimlere karşı açılabileceğini sayacak olursak: Öncelikle babaya karşı açılır, Baba ölmüşse, babanın mirasçılarına karşı açılır, Babanın mirasçıları yoksa, devlete karşı açılır.
Soybağının düzeltilmesi için soybağının reddi davası açılmak zorundadır. Zira babalık karinesi kanunda aranan şartların yerine gelmesi durumunda kendiliğinden devreye girmektedir. Soybağının reddi davasını; koca, çocuk, kayyım, kocanın altsoyu, ana ve babası, baba olduğunu iddia eden kişi ve ana açabilmektedir.
Boşanmada mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılamaz. Aıçılırsa tefrik kararı verilirMal paylaşımı davasının boşanma davası ile aynı anda, fakat ayrı bir dava şeklinde açılması halinde; mahkeme, boşanma davasının kesinleşmesini, mal paylaşımı davası için bekletici mesele yapar.
Kanunda ismi geçen mal rejimlerinden (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı) hangisinin tercih edildiği sözleşmede belirtilmelidir. Evlenmeden önce veya evlilik sonrasında imzalanabilir. Sözleşmede süre şartı bulunmamaktadır. Sözleşme, ancak eşler ya da evlenecek olan çiftler arasında imzalanabilir.
Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır.Eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin, diğerinin davasını kabul etmesi gerekir.Mahkeme tarafları bizzat ve aynı anda dinlemeli ve tarafların iradelerini serbestçe açıkladığına kanaat getirmelidir.Tarafların imzaladığı protokol mahkemece onaylanmalıdır.Protokolde boşanmanın mali sorumlulukları ve müşterek çocuklarla ilgili konular kesin şekilde düzenlenmiş olmalıdır.
Bir buluşun patentinin alınabilmesi için; o buluşun daha önce bir benzerinin yapılmamış olması, Endüstriyel kullanıma uygun olması, Buluş basamağına sahip olması gereklidir.
Marka; bir işletmenin ürettiği mal ve hizmetleri farklı bir işletmeden ayıran işaretlerdir. Kişi adları, sayılar, renkler, harfler, hareketler, sesler, 3 boyutlu şekiller, ambalaj biçimleri Sınai Mülkiyet Kanunu gereğince marka tescil hakkına konu olabilirler.
Mirasçılık belgesi çıkarmak için, mirasçıların tümünün birlikte başvurması gerekmez, her bir mirasçı birbirinden bağımsız olarak başvurabilir ve belgeyi alabilir. Veraset ilamını, mirasçılar haricinde, miras bırakanın alacaklıları da alabilirler.
Öncelikle vefat eden kişinin, ölüm belgesinin alınması gereklidir. Ölüm belgesinin alınmasından sonra ise mirasçılar mirasın olabileceğini düşündükleri kurumlara başvuru yaparak vefat eden kişinin mal varlığı hakkında bilgi edinebilirler. Bu noktada araştırma ve başvurular yazılı olarak yapılacaktır.
Disiplin soruşturması; soruşturmaya yetkili makamlarca izin verilmesi akabinde atanacak bir soruşturmacı veya kurumlarınca kuruluş ve teşkilat yasalarına göre soruşturma yapmakla görevli Müfettişlerce ve denetim elemanlarınca yapılır.
Hayır, lisede alınan disiplin cezaları öğrencinin resmi sicil kaydına işlenmemektedir. Disiplin cezaları yalnızca memur ya da yüksek kademe devlet çalışanlarının sicil kaydına işlenmektedir. Öğrenciler için disiplin cezaları hiçbir şekilde sicile işlenmemektedir.
Savunma, soruşturmacı teklifiyle birlikte raporunu verdikten sonra, ceza vermeye yetkili amir veya disiplin kurulu tarafından alınacaktır.
Bu nedenle bölge adliye mahkemeleri, ilk derece mahkemesi gibi delil toplayabileceği için tutuklamayı gerektiren nedenlere ilişkin emarelere sonradan ulaşabilir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinde tutuklama kararı verilmemesine rağmen, istinaf incelemesinde şartların oluşmasıyla tutuklama kararı verilir.
Tutuklamaya itiraz, esas olarak tutuklanan kişiye, yani şüpheli veya sanığa ait bir haktır. Şüpheli veya sanık dışında şu kişilerin de tutuklamaya itiraz hakkı vardır:Tutuklamaya itiraz başvurusu, tutuklanan şüpheli veya sanığın avukatı tarafından da yapılabilir (CMK md. 261).Tutuklanan kişinin yasal temsilcisi (babası, annesi veya varsa başka yasal temsilcisi) de tutuklama kararına itiraz edebilir (CMK md. 262/1).Tutuklunun eşi de tutuklama kararına itiraz edebilir (CMK md. 262/1)
Yine işçinin çalışırken kusurlu olarak, işverenin aletlerine, işlerine zarar vermişse; işveren bunun tazminini işçiden isteyebilir. Ya da işçinin çalıştığı dönemde işverenin parasını zimmetine geçirmesi, güvenini kötüye kullanarak maddi kazanç elde etmesi gibi hallerde de işveren işçiye dava açabilir.
Uygulamada en sık rastlanılan iş davaları; işe iade davası başta olmak üzere iş kazası tazminat davası, kıdem tazminatı alacağı davası, ihbar tazminatı alacağı davası, hizmet tespit davası, kötü niyet tazminat davası, fazla mesai alacağı davası, haklı fesih davaları ve maaş alacağı davasıdır.
Gayrimenkulün aynına ilişkin ilamlarda, ilamın eki niteliğinde yer alan hükümler de kesinleşmeden icraya konulamaz. Örneğin tapu iptali ve tescil davasında, hükmün tapu iptali kısmının kesinleşmesi beklenip, eklenti niteliğinde olan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin icraya konulması mümkün değildir.
1-Gayrimenkulün aynına ilişkin ilamlar (Taşınmazın aynından kaynaklı (Sükna, oturma, irtifak vs.) davalarda hükmedilen ecrimisil; kesinleşmeden icraya konulamaz)
2-Aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar,
3-Yabancı mahkeme veya hakem kararlarının tenfizine ilişkin verilen ilamlar,
4-Menfi tespit veya istirdat (geri alım) davalarında verilen ilamlar,
5-Sayıştay ilamları,
6-İstihkak davasının kabulüne ilişkin karardaki yargılama gideri (Davanın reddi halinde ise kesinleşme gerekmemektedir.)
7-Bayrağına ve sicil kaydı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar şeklinde sıralayabiliriz.
1136 Sayılı Kanunun 174. maddesine göre avukat haklı bir nedenle azledildiği takdirde ücrete hak kazanamaz ise de haksız azil halinde, anılan madde uyarınca avukatlık ücretinin tamamının ödenmesi gerekir.
İftira suçunun cezai sorumluluğunun yanı sıra hukuki bakımdan da sorumluluğu bulunmaktadır. İftira suçunun mağduru suçun failine karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir.
Burada borçlunun cezai şartı ödemek suretiyle tek taraflı olarak sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu ispat yetkisi saklı tutulmuştur. Böylece borçlu alacaklı ile yaptığı anlaşmada dilerse sözleşmeden dönmeyi ve alacaklıya sadece cezai şart ödemeyi kararlaştırabilir.
Tıp Hukuku İçin Görevli Mahkeme tüketici mahkemesidir. Çünkü sağlık hizmeti özel hukuk bakımından tipik bir vekâlet sözleşmesi niteliğindedir ve hasta tıbbi hizmet almaktadır. Bu hizmeti de tüketici vasfıyla almaktadır. Bu nedenle dava tüketici mahkemesinde görülür.
TCK madde 243’te düzenlenmiş olan Bilişim Sistemine Girme Suçu, iki ayrı suça yer vermektedir. Bu suçlardan ilki, 243/1 hükmünde düzenlenmiş olan bilişim sistemine girme ve orada kalmaya devam etme suçudur. İkincisi ise, 243/3’te düzenlenmiş olan bilişim sistemindeki verilerin yok edilmesi veya değiştirilmesi suçudur.
Bir bilişim sistemine girerek, zarar verme, verileri silme, şifreleme, ele geçirme, veri ekleme, sistemin kullanımını engelleme, özel hayatın gizliliğine müdahale etme, iletişimi engelleme, iletişimi izinsiz izleme ve kayıt etme gibi eylemler siber suç kategorisinde değerlendirilir
Görünmez. Bu ilkenin temel amacı bireylerin üçüncü kişilere karşı masumiyet karinesini korumak ve soruşturma aşamasının olabildiğince hızlı ve etkili bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır. Bu nedenle de uygulamada soruşturma dosyalarına Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ve e-devlet sistemi üzerinden erişim sağlanamaz.
Dosya içeriğini görebilmek için dosyanızın bulunduğu savcılığa dilekçe ile başvurmak gerekecektir. Dosyanın bulunduğu Cumhuriyet Savcısı talebinizi yerinde görürse ilgili soruşturma dosyasına UYAP üzerinden ulaşılabilir hale gelecek ancak ilgili savcı talebinizi yerinde görmez ise dosya içeriğine ulaşılamayacaktır.
Ceza kararının kesinleşmesi, hükmün infazını gerektirir. Üç yılı geçen mahkumiyetlerde, ilgiliye tebligat yapılmaksızın yakalama kararı çıkarılarak kolluk kuvvetleri marifetiyle yakalanması ve hapis cezasını infaz etmek üzere ceza infaz kurumuna sevki sağlanır.
Hissenin devredilebilmesi için ortakların en az dörtte üçünün onayı ve esas sermayenin dörtte üçüne sahip olması gerekir. İmzaları noter tarafından onaylanmış devir sözleşmeleri ile devre onay verildiği gösteren ortaklar kurulu kararının, noter tasdikli bir örneğinin ticaret sicili memurluğuna verilmesi gerekir.
İşletmenin pasifleri, yani sermayesi ve borçları ile toplam kaynakları da devralana intikal eder. Bu intikal için bütün alacaklıların görüşünü almak gibi bir zorunluluk yoktur. Herhangi bir başka işleme gerek duyulmadan işletmeyi devralan kişi ya da kurum bütün borçlarını da üstlenmiş olur.
Çocuğa ait malların gelirleri öncelikle çocuğun bakımına, yetiştirilmesine ve eğitimine harcanması gerekmektedir. Çocuğun malvarlığının gereği gibi yönetilememesi halinde hâkim çocuğun üstün menfaatinin korunması sebebiyle gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
Velayet altındaki kısıtlının mallarının satışı için Sulh Mahkemeleri’ne başvuruda bulunulabilir. Velayet altındaki kısıtlının araç satışı gibi taşınır malların satılması ile gayrimenkuller gibi taşınmaz malların satılması farklı düzenlemelere tabidir.
Vasi tayini; en basit tabiriyle vasi atanan kişinin hukuki işlerinin bir kısmını tek başına yapamayacağı anlamına gelir. Bu durumda kişinin tek başına vasinin onayı veya icazeti olmadan yaptığı işlemler geçersizdir ve bu durumda iyiniyetli üçüncü kişilerin dahi iyi niyeti korunmaz.
Arabuluculuk toplantılarında neticesinde taraflar anlaşma sağlarlarsa anlaşma tutanağı düzenlenir ve süreç sonlanır. Eğer anlaşılamamışsa son tutanak düzenlenerek yine süreç sonlandırılır. Anlaşamama halinde dava süreçleri başvuru halinde başlayacaktır.
Uzlaştırmacı taraflar arasında uyuşmazlığı gidermek için görüşmeler başlatır. Görüşmelerde taraflar karşılıklı olarak anlaşmak için taleplerini dile getirir. Uzlaşma sürecinin sonunda maddi ve manevi zararın karşılanması, özür dileme, bağışta bulunma gibi edimlerle uzlaşmaya varılabiliyor.
CMK’nın 254. Mad. (1) fıkrasına göre Kamu davasının açılması halinde, uzlaşmaya tâbi bir suç söz konusu ise, uzlaştırma işlemleri CMK’nın 253 üncü maddede belirtilen usule göre, mahkeme tarafından da yapılır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde davanın düşmesine karar verilir.
Kural olarak soruşturma(savcılık) aşamasında uzlaştırma kapsamına giren suçlar için uzlaştırma yoluna gidilmesi zorunludur. Uzlaştırmaya tabi bir suç için uzlaştırma yolu denenmeden kamu davası açılamaz.
Müştekinin şikayetten vazgeçme hakkını kullandığı fiil, şikayete tabi suçlardan ise soruşturma veya ceza davası hakkında düşme kararı verilir. Ancak, hakkında şikayetten vazgeçme beyanında bulunulan fiil, savcılıkça kendiliğinden takibi gereken suçlardan biri ise kamu davası devam eder.
Fikri mülkiyet haklarının tescil edilebileceği bir müessese yoktur. Bir sanat eserinin kamuya sunulmakla koruması başlamış olur. Sınai mülkiyet haklarında ise bir tescil müessesi kurulmuş olup, bunu Ankarada’ki Türk Patent ve Marka Kurumu yerine getirir.
Bazı durumlarda hakimin takdir yetkisi yoktur. Verilen ceza 30 gün ve daha az süreli hapis cezası ise ya adli para cezasına ya da seçenek yaptırımlara çevirmek zorundadır. Hükümlü 18 yaşından küçük, 65 yaşından büyükse ve 1 yıldan az süreli hapis cezası varsa adli para cezasına çevrilmesi zorunludur.
Mahkeme savcının mütalaasına uymak zorunda değildir. Mahkemede görev alan Cumhuriyet Savcısı sanığın cezalandırılması yönünde mütalaa belirtirken dosya hakimi, sanığın beraatine karar verebilir ya da savcı beraat talep eder iken ceza mahkemesi sanığın cezalandırılması yönünde karar verebilir.
Cumhuriyet savcısının tutuklama ve adli kontrol kararı verme yetkisi yoktur. Bunu Sulh Ceza Hakiminden talep eder. Ancak CMK m.103/2’ye göre re’sen adli kontrolü veya tutuklamayı kaldırma yetkisi vardır.
Sadece adli para cezası gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK md.100/4). Hapis cezasının üst sınırı 2 yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK md.100/4). Vücut dokunulmazlığına karşı suçlar açısından (kasten yaralama, taksirle yaralama, taksirle öldürme vs. tutuklama yasağı yoktur.